Çocuklarda Peygamber’e İmanın Öğretimi

Çocuklarda Peygamber’e İmanın Öğretimi

Allah’ın varlığına ve birliğine, Hz. Muhammed’in de Allah’ın peygamberi olduğuna inanmak İslam’ın esasıdır. Bu esas her Müslümanın din ve dünya görüşünün hareket noktasıdır. Buna göre din eğitim ve öğretiminde ikinci konuyu Peygamber’e iman teşkil edecektir. Çocuklara Peygamber’e imanı öğretmek, belki din öğretiminin en kolay konusudur. Çünkü çocuk, somut konuları daha kolay anlar, onun etrafındaki bilgilerle daha yakından ilgilenir. Peygamber inancını öğrettikten sonra onun insanlara öğretmek istediği iman, ibadet ve ahlak gibi konular daha kalıcı bir şekilde öğretilebilir.

Bilindiği gibi çocuklar, hikâyeleri heyecanla dinler. İlkokul çağına gelmiş, okumayı yazmayı öğrenmiş çocukların büyük bir istekle okuduğu kitaplar, geçmişteki kahramanların hayat hikâyeleridir. Hatta birçok yetişkinin bile büyük bir zevkle okuduğu kitaplar, biyografi ve tarih kitaplarıdır. Peygamberler, tarihin kaydettiği en yüce şahsiyetler ve kahramanlar olduğuna göre bunlar hakkında her türlü eğitim aracıyla doğru bilgileri verebiliriz. Peygamberin çocukluğundan başlayarak, bütün hayatı (çocukların anlayabileceği seviyede) anlatılabilir. Hayatı boyunca karşılaştığı olaylar, olaylara karşı takındığı tavır, inananlara gösterdiği şefkat ve incelik, her yaştaki insanla ilişkileri, özellikle çocuklarla ilgili davranışları anlatılabilir.

Peygamber’in çocuklara gösterdiği ilgi verilebilir

Peygamberin kendi çocukluğu nasıl geçmiştir? Ne gibi olaylarla karşılaşmıştır? Çocukluğundaki davranışları nasıldı? Bu ve bunun gibi konulara genişçe yer verilebilir. Peygamber olduktan sonra çocuklarla kurduğu ilişkilere ayrıntılı bir şekilde yer vermek, çocuklarda Peygamber sevgisinin uyanması ve pekişmesi bakımından çok faydalı olacaktır. Çocuklara Peygamber inancının nasıl öğretilebileceği konusunda Peygamberimizin çocuklarla ilgili bazı davranışlarını ve tavsiyelerini ifade etmekte yarar vardır:

“Bir adam Peygamber Efendimizin yanında oturuyordu. Bir ara yanlarına adamın erkek çocuğu geldi. Adam çocuğu öpüp dizleri üzerine oturttu. Biraz sonra yanlarına adamın bir de kız çocuğu geldi. Adam onu da yanına oturttu. Peygamberimiz adamı; niçin ikisini bir tutmadın diye kınadı.” Adamın biri Peygamberimizin yanına geldi. Beraberinde bir çocuğu vardı. Adam ikide bir çocuğu kucağına alıyordu. Peygamber Efendimiz adama:
– Sen ona acıyor musun? dedi, adam:
– Evet, dedi.
Peygamber Efendimiz: “İşte sen buna nasıl acıyorsan, Cenab-ı Allah, senin bu acımandan daha çok sana acır.” buyurdu.

“Bir gün Peygamberimiz(sav) minberde hutbe okurken küçük yaştaki Hz. Hüseyin, üzerinde uzun bir hırka ile mescide girdi. Ayağı takılıp yüz üstü yere düştü. Peygamber Efendimiz onu yerden kaldırmak için hemen hutbesini kesip minberden indiyse de, onun indiğini gören ashap daha önce davranıp onu yerden kaldırdılar ve Peygamberimize getirip verdiler.”

“Rasulullah(sav) namaz kılarken secdeye varınca Hasan ve Hüseyin gelip sırtına binince secdeyi uzattı. Oradakiler:
– “Ya Rasulallah secdeyi uzatmış olmadınız mı?” dediler. Peygamberimiz de:
– “Oğlum sırtıma binince acele etmekten çekindim.” buyurdular.

“Peygamber Efendimiz, yanında Ebü’l-As’ın kızı Umame olduğu halde yanımıza geldi. O halde namaz kılmaya başladı. Rüku ederken onu yere bırakıyor, kalktığı zaman onu da kaldırıyordu”. Namaz gibi huşu ve huzur gerektiren ibadet sırasında bile, Peygamberimizin çocuklara karşı davranışlarını bu hadislerde açıkça görüyoruz. Peygamberimiz Hz. Hasan’ı öpüyor, seviyordu. Orada hazır bulunan Akra b. Habis: “Benim on çocuğum oldu, hiçbirini öpmüş değilim.” dedi. Peygamberimiz(sav) ise; “İnsanlara karşı şefkat duygusu olmayan kimseye Allah merhamet etmez.” buyurdu.

Kıssadan Hisse

“Bir kadın iki küçük kızı ile birlikte Ayşe’nin yanına geldi. Ayşe, kadına üç tane hurma verdi. Kadın kızlarından her birine birer tane verdikten sonra elinde kalan bir taneyi kendi yemek istediyse de, çocukların kendisine baktığını görünce onu da ikiye bölerek onlara verdi. Kadın kalkıp gittikten sonra Peygamberimiz geldi. Hz. Ayşe, kadının davranışını kendisine anlattı. Rasulullah: “Kadın bu davranışı ile cenneti hak etmiştir.” buyurdu. Hz. Peygamber, “Uzun kılmak niyetiyle namaza dururum, derken bir çocuk ağlaması işitir, annesine sıkıntı vermesin diye namazı kısa keserim.” diyor. Peygamberimizin huzurunda geçen bir konuşmayı Hz. Ayşe naklediyor: “Bir defasında bedevilerden bir grup Rasulullah’ın huzuruna geldi. Bunlar bir vesile ile “Çocuklarınızı öper, sever misiniz?” dediler. Sahabiler, evet, dedi. Bedevîler: “Fakat Allah’a yemin olsun ki bizler öpüp sevmeyiz.” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz: “Eğer Allah sizin gönüllerinizden rahmet ve şefkati çıkarmışsa ben ne yapabilirim?” buyurdu.”

Bütün bu davranışlar ve tavsiyeler, çocukların, büyükler için nasıl bir ilgi noktası olduğunu gösteriyor. Maddi ve manevi bakımdan çocuklara gerekli imkânları hazırlamak, onların iyi insan ve iyi Müslüman olması için gerekli ön tedbirleri almak şarttır. Çocuklarla ilgili bu tavsiyeleri yapan peygamberleri her yaştaki insana anlatmak, sevdirmek, O’nun gösterdiği yolda gitmelerini istemek eğitimcinin işini kolaylaştıracaktır. Çocuklara din eğitimi verirken, peygamber inancını öğretirken, onun çocuklarla ilgili görüşlerini dikkate almak, hem yetişkinler, hem de çocuklar için faydalı olacaktır. Peygamberimizin çocuklarla ilgili bu davranış ve tavsiyelerini göz önünde bulundurarak, O’nu sevmeyi, O’na bağlanmayı ve O’na imanı, küçük gönüllere yerleştirebilirsek, çocukların büyük hedeflere ve her alanda yüksek ufuklara yönelmesine yardımcı olabiliriz.

İnsanlık tarihi boyunca prensip ve ölçülerin bulunmasında en büyük rehberler peygamberler olmuştur. Onların gösterdiği esasları öğrenerek yaşamak ve bunları öğretmek, hem kolaydır hem de başat bir görevdir. Çocukların birçok iyi ve güzel davranışla donanmasını, kötü ve yanlış olan hareketlerden uzaklaşmasını istiyorsak, bunları yerine getiren, hiçbir davranışta yanlış ve kötülüğü olmayan, her iş ve sözünde en güzel ve en isabetli olanı yapan peygamberlerin güzel ahlakını öğretmek şarttır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir