Çocuklarda Allah’a İmanın Öğretimi

Çocuklarda Allah’a İmanın Öğretimi
5 (100%) 2 vote[s]

Çocuklarda Allah’a İmanın Öğretimi

Bütün dinlerin hareket noktası iman esaslarıdır, iman esaslarına bağlı olarak, ahlaki ve amelî kurallar konulur. Böylece dinin bütünlüğü ortaya çıkar. İslam’ın hareket noktası da Allah’ın varlığına ve birliğine iman etmektir. Allah’ı bilmek, tanımak ve kalp ile tasdik edip, dil ile söyleyerek ona iman etmek, onun kâinat ve insanla ilişkilerini bilmek bir kişinin mü’min olmasının ilk ve vazgeçilmez şartıdır. Kişi bu idrak ve ikrarla mümin olur, bu imanını her an koruyarak ve karşılaşacağı her türlü olayda uygulayarak kâmil bir imana ulaşır.

İslamı Öğretirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

islami-ogretmenAllah inancı imanın temel konusu olduğuna, çocukların zekâ gelişmeleri de (soyut konuları anlamak için) uzun (11-13 yaşlarına kadar) sürdüğüne göre, çocuklara Allah inancından o yaşlara gelinceye kadar bahsetmeyecek miyiz? Bahsetmeyeceksek o zaman İslam’ın en başta gelen, en temel konusunu gecikmiş olarak vermek durumunda kalmış olmaz mıyız? Bu durum hem dinin esaslarına, hem de din eğitiminden beklediğimiz olumlu sonuçların elde edilmesine engel teşkil etmeyecek midir? İnsanlar -özellikle çocuklar- beş duyu organıyla idrak edebildikleri varlıkları öğrenebilir. Beş duyu organıyla görülmeyen varlıklar hakkında bilgi sahibi olmak zordur. Allah’a imanın öğretiminde ileri sürülen bu gibi görüşleri ve dayanaklarını açıklamak uzun sürer. Ancak J. J. Rousseau’nun bu konudaki görüşünü özetlemekle yetineceğiz. Zaten Allah inancının küçük yaşlardaki çocuklara öğretiminin doğru olmadığını ya da zamansız olacağını iddia edenlerin görüşlerinin esasını bu fikirler teşkil ediyor. “Her şeyi kuşatan, kâinata hareket veren ve bütün varlıklar sistemini kuran anlaşılmaz gözlerimizle görüp, ellerimizle tutulmamakta, hassalarımızdan gizlenmektedir. Eser görülüyor, fakat müessir saklanıyor. Allah’ın mevcudiyetini tanımak basit bir iş değildir. Bu mevcudiyeti tanıyınca, mahiyetinin ne olduğunu ve nerede bulunduğunu kendi kendimize sorar; aklımız karışır, şaşırır ve en nihayet düşünemez oluruz”. Aynı eğitimci devam ederek diyor ki: “Din mefhumunu zamanından önce öğrettiğim takdirde, çocuğu, dini hiç öğrenmemek tehlikesine atmış olurum.” Din konularını zamanından önce ya da sonra yanlış öğretirsek veya yanlış olan dini öğretirsek, hangi yaşta olursa olsun çocuğa veya yetişkin insana iyilik yerine kötülük yapmış oluruz. Aslında yanlış ve zamansız öğretimin zararı, bütün eğitim ve öğretim konuları için geçerlidir. Fakat din eğitiminin etkileri çok derin ve kalıcı olduğundan bu alanda yapılacak yanlışların tehlikesi fert ve cemiyet planında daha büyük olur.

Çocukların Psikolojik Gelişimi

cocuklarda-dini-ogretmenÇocuk psikolojisi üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki, çocuklar 2-3 yaşlarından itibaren dış çevreyle ilişki içine giriyor. 2 yaşına kadar duyular ve hareketler yoluyla büyüyen çocuk, 2 yaşından 7 yaşına kadar olan dönemde, zihinsel izlenimlere başlıyor. Kavramlar yavaş yavaş teşekkül ediyor. Taklit, hayal ve dil gelişmesi bu dönemin başlıca zihinsel faaliyetlerini oluşturuyor. 7 yaşından başlayıp 11 yaşına kadar süren dönemde, kendine öğretilenlerin yanında, çocuğun birçok zihinsel ve soyut işlemleri yapabildiği görülüyor. 11 yaşından itibaren kavramlara, önermelere ve her türlü zihinsel işleme kolaylıkla girmeye başlıyor. Bazı araştırmacılar zihinsel gelişimin 15 yaşında, bazıları 13 yaşında her konuyu anlayacak seviyeye ulaştığını, fakat zihinsel gelişmenin 20 yaşına kadar devam ettiğini ileri sürüyorlar.

Çocukların normal zihinsel gelişimi böyle olduğuna göre, din eğitiminde bu dönemi göz önünde bulundurmak zorundayız. O halde Allah’a imanı nasıl öğretebiliriz? Bunun, dinin ve psikolojinin gösterdiği şekilde tespiti gereklidir.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir