Çocuklar ve Allah Korkusu

Çocuklar ve Allah Korkusu
5 (100%) 1 vote[s]

Çocuklar ve Allah Korkusu

Allah inancına bağlı olarak ilk akla gelen kavramlardan ikisi günah ve sevap oluyor. Bunun sonucu olarak da ahiret inancı ortaya çıkıyor. Sevabı; iyi ve güzel davranışlar, yani kendine, topluma ve tabiattaki her türlü varlığa faydası olan davranışlar olarak; günahı ise, kendine, topluma ve eşyaya zararı olan davranışlar olarak anlatmak, hem dinin esaslarına uygundur, hem de çocukların gelişimine uygun düşecek bir anlatımdır.

Allah inancını çocuklara, sevgi, ümit, bağlanma duygularını geliştirerek öğretmenin ve işe buradan başlamanın yerinde olacağını yukarıda anlatmıştık. Bu tarz bir yaklaşım, çocuğun daha neşeli, ümitli, atılgan ve medeni cesareti yerinde bir kişiliğe kavuşmasına yardımcı olur. Çeşitli durumlarda, kendine güvenini yitirmeden çalışmalarını sürdürebilir. Ancak büyük çocuklara ve yetişkin insanlara korkulacak davranışları da öğretmek yerinde olacaktır. Korkunun ruh sağlığı bakımından mutlaka zararlı olduğu söylenemez. Korku sayesinde insanın hayatta birçok şeyden kendini sakınması devamlı olarak uyanık ve dikkatli olması temin edilebilir. İmkân ve gücünü daha düzenli ve ihtiyatlı kullanarak, sevgi ile korku dengesini kurarak mesleğinde ve işinde başarılı olabilir.

Bütün mesele her şeyi yerli yerinde bulundurmaktır. Allah sevgisi ve korkusunun, zamanı gelince çocuklara öğretilmesi dengeli bir şekilde gelişmeye yardımcı olabilir. Allah korkusu, kötülüklerden, yanlışlardan uzak kalmaya yardımcı olacaktır. Bir yanlış işi yapmadan önce, yapması gerekeni öğreterek çocuğu o günahtan caydırmak, vazgeçirmek için Allah’tan korkmayı öğretmek lazımdır. Yoksa bir yanlışı ve günahı yaptıktan sonra, Allah’tan korkarak ümitsizliğe, karamsarlığa düşürmek şeklindeki eğitim doğru değildir.

Günahı işlemeden önce Allah’tan korkarak sakınmak ne kadar doğru ve yerinde bir davranış ise, günah işledikten sonra, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmek de o kadar yanlış bir anlayış olur. Nitekim Kur’an-ı Kerim, Allah korkusunun insanı; günahtan alıkoymak için gerekli olduğunu belirtiyor: “… Kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa varacağı yer, şüphesiz cennettir.” Çocuğu yanlışa ve günaha düşmekten alıkoymak, bu gibi eğilimlerden başlangıçta caydırmak için Allah korkusu verilebilir.

Allah Korkusu Çocuklara Nasıl Verilmeli ?

Çocukluğun ilk döneminde, korkuya yer vermemek daha doğru olacaktır. Aslında öncelikle herhangi bir davranışın doğru ve güzel olanı ısrarla öğretilmelidir. İyi ve güzel davranışları örnekler vererek, uzun süre anlattıktan sonra, çocuk yanlışa yöneliyorsa ve olumlu telkinlerle bu yanlıştan vazgeçmiyorsa, öncelikle anne-baba otoritesinden korkarak vazgeçmesi istenmelidir.

Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi, çocukluğun ilk döneminde, korkuya yer vermemek daha doğru olacaktır. Aslında öncelikle herhangi bir davranışın doğru ve güzel olanı ısrarla öğretilmelidir. İyi ve güzel davranışları örnekler vererek, uzun süre anlattıktan sonra, çocuk yanlışa yöneliyorsa ve olumlu telkinlerle bu yanlıştan vazgeçmiyorsa, öncelikle anne-baba otoritesinden korkarak vazgeçmesi istenmelidir. Çocuklara Allah’ın hiç kimsenin göremeyeceği günahları ve yanlış davranışları da göreceğini, O’ndan hiçbir şeyin saklanamayacağı, bu yüzden, hangi durumda olursa olsun kötülük yapmamaları gerektiği anlatılabilir.

Kura’n-ı Kerim’de Allah korkusu, inanmayanların öbür dünyada karşılaşacakları ceza ile ilgili olarak gösteriliyor, Allah dostlarının ve kâmil müminlerin bu korkulardan uzak olduğu belirtiliyor: “İyi bilin ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar Allah’a inanmış ve ona karşı gelmekten sakınmışlardır. Dünya hayatında da ahirette de müjde onlaradır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. Bu, büyük bir başarıdır.”

Temel İhtiyaçlarımızdan Biri de Allah’a Olan İnancımızdır

İnsan ruhundaki temel ihtiyaç olan inanma duygusunu (Allah’ın varlığı ve birliğine dayanan) doğru bir bilgiyle doldurmak, bu bilgiyi zamanında, ilgi ve gelişmesi doğrultusunda vermek şarttır. Anne ve babanın çocuğu için yapacağı en büyük yardım, ona Allah inancını öğretmek olacaktır. Cemiyetin yetişkin insanlarının, yetişmekte olan nesillere en büyük yardımı, bu konudaki bilgileri zamanında kazandırmaktır. Pascal’ın dediği gibi “İnsan ruhu biliyor ki, Allah inancı olmazsa, her şey yozlaşır ve bozulur”. Kuran-ı Kerim’in öğrettiği İslam’ın Allah inancı, korkudan çok sevgi telkin eden bir anlayıştadır. Ancak bu konu yeterince anlaşılamamıştır.

“Batılı ve batının tesirinde kalan gayr-i müslim çevrelerde hâkim olan kanaate göre, Kur’an, Allah hakkında her şeyden çok korku telkin etmektedir. Kısmen, uzun süredir devam eden peşin hükümlerden, kısmen de bizzat bazı Müslüman kelâmcılar tarafından yapılmış olan açıklamalardan, dolayısıyla geniş Müslüman kitlelerin bu açıklamalara dayanarak takındıkları somut tutumlardan kaynağını alan bu anlayış, Kur’an hakkında öne sürülen en manasız anlayıştır.” İslam’ın öğrettiği Allah inancı, kişinin iç ve dış dünyasında tam anlamıyla Allah’a kul, onun dışında her şey karşısında hür olmasını telkin ediyor. “(Rabbimiz!) Ancak Sana kulluk ederiz ve yalnız Senden medet umarız.” cümlesi, Müslümanın her namazda okuduğu Fatiha Sûresi’nin bir ayetidir, İslam’ın Allah inancı “Allahu ekber” ve “La ilahe illallah” kelimelerindeki iki temele dayanır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir