Çocuk İçin Aile En Emin Kaledir

Çocuk İçin Aile En Emin Kaledir

Manevi değerlerin çocuklara aktarılmasının en güvenilir kalesi ailedir. Zamanımızda ilmî tahkiklerle bütün insanlık tarafından yeterince anlaşıldığı üzere, kendi değerlerimizi çocuklarımıza verme azmine girdiğimiz takdirde, bunun önüne geçecek hiçbir güç yoktur. Bunun en güzel örneği 1917 ihtilalinden sonra Komünist Rusya’da yaşanan tecrübedir.

Komünistler, kendi rejimlerine uygun homo sovieticus dedikleri “yeni adam”ı yaratmada en büyük engel gördükleri aile müessesesini tamamen ortadan kaldırmak için, “aile”yi “köleliğin ilk şekli” ilan ederek, bir devletin sahip olduğu bütün imkânları kullanmaktan kaçınmaksızın, aileye saldırıya geçmişlerdir. Bu maksatla:

* Dünya ihtilaline yardımcı telakki ettikleri her şeyi mubah addeden yeni bir ahlâk anlayışı uydurma,

* Gençlerde galeyan halindeki şehevî duyguları tahrik,

* Hürriyete kavuşturulmak iddiasıyla kadınları ileri sürme,

* Serbest aşk sloganıyla ortaya atılan nikâhsız beraberliği teşvik,

* Kadın ve erkeği beraber üryan halde hamama sokma,

* Zina fiilini tiyatroda sahneye koyma,

* Ve çocukların ailelerine karşı hâfiye olarak kullanılmaları gibi, insanlık tarihinde görülmemiş uygulamalara başvurulur. Bu yolda pek çok trajik hadise yaşanır.

Çocukların Kullanılışı

Çocukların kullanılışına bir bakalım: Bu maksatla bütün okullarda: “Senin kan bağıyla bağlı bulunduğun yakınlarından birinin halk düşmanı olduğunu görecek olursan… o artık düşmandır… onu ihbar edeceksin.” telkinleriyle, mütemadiyen yakınlarını ihbara teşvik edilirler. Babasını ihbar edenlerden Pavlik Niorozov’un yakınları tarafından öldürülmesi hadisesi, abartılı, düzmece sahnelerle süslenerek, tedhîş teşkilatı ilan edilen aile müessesesi aleyhine fevkalâde bir propaganda vasıtası yapılır ve yakınlarını ispiyonlama işinde bayraklaştırılan Pavlik’in heykeli dikilir. “Tevkîf edilen milyonlarca insan, arkalarında milyonlarca düzinelik aile efradı bırakırlar, hepsi de halk düşmanlarının akrabası olarak alçaklık damgası yerler.”

Aile aleyhindeki bu insanlık dışı çalışmalar; Rusya’da, insanlar arasındaki güveni sıfırlayarak halkı “atomlarına ayırıp” cemiyetten ziyade “kum yığını”na çevirerek hayatın tadını kaçırmanın ötesinde, nüfusun düşmesine ve bilhassa erkek nüfusun kadın nüfus karşısında dikkatleri çekecek kadar gerilemesine sebep olur.

Yirmi yıla yakın bir tatbikattan sonra Rusya, Cuvillier’in “Çocuklara ilk içtimai terbiyelerini verme hususunda, ailenin, kreşlerden, çocuk bahçelerinden veya devlet müesseselerinden daha iyi, daha müessir olduğu”nun şuuruna ererek aile meselesinde -kaba tabirle- tükürüğünü yalayıp, “Parti, işine gelen şeye, kendisi için fayda gördüğü anda, alâka gösterir.” prensibiyle otuzlu yılların ikinci yarısında “aileyi takviye etme” işi başlatarak tekrar eskiye dönüş yapar. korunması maksadıyla yeni kanunlar çıkarır, koruyucu bazı tedbirlere yer verir: Yeni kanun boşanma işini tahdit [ve ilga] eder, çocuk düşürme yasaklanır. Çocuksuz ailelere vergi arttırılır, çocuğu fazla olan ailelere nafaka bağlanır vs. Artık zinayı sahneye koyan Somerset Maugham’ın piyesleri de yasaklar arasına girer; Pavlik’in hayranları (çocuklar) artık aileyi değil, “yabancıları” ihbara teşvik edilirler. Yeni durumda “ailenin her bir üyesi, ailenin teşkil ettiği kolektifin bir parçasıdır.”

Aile Kurumuna Verilmek İstenen Zarar

Hiçbir devlet, hâsıl ettiği neticeleri gördükten sonra, kaba ve kör bir irtica ile benzer tatbikatlara yönelerek, milleti helake götürdüğü ortaya çıkan aileyi yıkma faaliyetlerine alenen tevessül edemez. Öylesi vahşi metotlara dönmeyi asla göze alamaz. Menfilerin en fazla yapılabilecekleri şey; televizyon, medya ve okul programlarına dayatmalar şeklinde, örgün ve yaygın eğitim yollarıyla aileyi tahribe çalışmaktır. Bunu yapmaya çalışacak sinsi komitelerin, riyakâr dış güçlerin hiçbir zaman eksik olmayacağını bilmeliyiz. Ve bunların, zayıf devletlerin resmî imkânlarını kullanmaya çalışacaklarını kabul etmek zorundayız. Bunlar da hep haricî ve sinsî olacağı için, ailesine hâkim olanlara eriştirecekleri zarar asgariye düşer. Vasat bir gayretle böylesi menfi çalışmaların tesiri sınırlandırılabilir ve her insanda bu gayreti ve korumayı gerçekleştirecek yeterli güç vardır; yeter ki şuurla, dikkatle kullansın.

Cenab-ı Hak; belki de bunun için -daha önce kısaca temas edildiği, ileride teferruatlı olarak açıklancağı üzere- aileleri kayıtsız şartsız, kesin bir üslupla çocuklarının istikametli terbiyesinden, uhrevî saadet ve şekâvetinden sorumlu tutmuştur.

Tekrar ediyoruz istikbalin karşımıza çıkaracağı bütün şartlarda, değerlerimizi çocuklarımıza aktarabileceğimiz en emin mekân ve melce ailelerimiz olacaktır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir