Çocuğun En İyi Terbiye Ortamı Ailedir

Çocuğun En İyi Terbiye Ortamı Ailedir

Resûlullah’ın (aleyhissalatu vesselâm) getirdiği sünnete göre, çocuk aile içerisinde yetiştirilmelidir. Kur’ân-ı Kerim’de, yetim çocukların aile içerisinde büyütülmesinin gereğine dikkat çekilmiş olması, konumuz açısından son derece önemlidir: “Sana yetimleri sorarlar. (Ey Muhammed) de ki: Onların işlerini düzeltmek (ıslah etmek) hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah düzeltenden bozanı ayırt etmesini bilir…” buyrulur. (Bakara 2/220) Bu konunun geniş tahlilini Kur’ân’da Çocuk adlı kitabımıza (s. 162-169) havale ederek, burada, âyetin konumuzu yakinen ilgilendiren bir noktasına temas edeceğiz: “Onlarla bir arada yaşama” meselesi.

Yüce Rabbimiz, yetimlerin aile içerisinde yetiştirilmeleri suretiyle, onların ıslahının (düzeltilmesinin) sağlanmasını tavsiye etmiş olmaktadır. Âyette, “Onların ıslahı hayırlıdır.” denmiş; nasıl, kime hayırlı olacağı kapalı bırakılmıştır. Âlimler bunu şöyle anlar: “Yetimin ıslahı, hem yetim hem de İslam cemiyeti için daha hayırlıdır. Aksi halde, gelişigüzel yetişerek cemiyetin başına bela olur ve hayat-ı içtimaiyede büyük rahneler açar.” Adliyelik vakaların, çoğunluk itibariyle hep düzensiz ailelerden gelen kimselerce işlendiği malumdur. Diğer bir kısım âyetlerde, yetimlere iyi muamele emredilip (Duha, 93/6-9) kötü muamele yapanlar ciddi tehditlere maruz bırakıldığına göre (Fecr, 89/17; Mâun, 107/1-3), istenen, nasıl olursa olsun bir aile ortamı değil, sağlıklı, yani yetime iyi muamele yapılan bir aile ortamıdır.

Aile ve Aile Ortamının Önemi

Yetim üzerinde böyle hassasiyet gösteren Kur’ân, diğer çocukları gündeme getirmez. Âlimler, çocuklarla ilgili ahkâmın, yetimler vesilesiyle ifade edildiğini, arada fark bulunmadığını belirtirler. Bazı meselelerde ise anne ve babaların şefkatine güvenilerek sükût edilmiştir. Bu durumda, Aleyhissalatu Vesselam’ın tavsiye ettiği, yetimlere gösterilmesi gereken hassasiyetin, öz çocuklar hakkında da muteber olduğu söylenebilir.

“Üç yetimin yükünü üzerine alan kişi, geceleri ibadetle, gündüzleri oruçla geçirmiş ve yalın kılıç cihada gidip dönmüş kimse gibidir. Ben ve o, cennette şu iki kardeş gibiyiz.” dedi ve şehâdet parmağı ile orta parmağını birleştirip gösterdi”

“Rabbim! İki zayıfların haklarına riayet edilmesi için insanları şiddetle uyarıyorum.”

“Müslümanların en hayırlı evi, içinde yetim olan ve o yetime iyi muamele edilen evdir. Müslümanların en kötü evi de içinde yetim olan ve o yetime kötü muamele edilen evdir.”

“Kim bir yetimin başını sırf Allah rızası için okşarsa, ona, elinin değdiği bütün tüyler adedince sevap vardır. Kim, yanında bulunan bir yetim veya yetimeye bir iyilik yaparsa, ben ve o, cennette şu iki şey gibi beraber oluruz.” dedi ve orta ve şehadet parmaklarını gösterip birleştirdi ve ayırdı.”

“Deveye binen [veya Kureyşli] kadınların en hayırlısı küçükken, yetime en şefkatli olanıdır.”

“Kalbinin yumuşamasını dilersen bir fakiri doyur ve bir yetimin başını okşa.”

Anne Babaya Saygı

Kur’ân’da, anne ve babaya gösterilmesi gereken saygı ve hizmetler hususundaki ısrarlı ifadeler de, İslam’ın aileye verdiği önemin bir başka ifadesidir. Allah’a ibadetle, anne ve ‘Babaya saygının yan yana zikri bunlardan biridir: “Rabbin, Kendinden başkasına kulluk etmeyin, anne-babaya iyi muamele edin.’ diye hükmetti, eğer onlardan biri veya her ikisi senin nezdinde ihtiyarlığa ererlerse, onlara ‘Öf!’ bile deme!. Onları azarlama. Onlara güzel ve tatlı söz söyle. Onlara acıyarak tevazu kanatlarını ger ve: ‘Ya Rabbi! Onlar beni çocukken nasıl terbiye ettilerse, Sen de kendilerini öyle esirge!’ de.” (İsra, 17/23-24).

Hadislerde, bazen, aileye verilecek hizmet, cihada gitmekten daha önemli addedilir: Bir seferinde cihat için yola çıkaracağı seriyyenin hazırlığını yaparken bir genç de müracaat ederek katılmak ister. Ancak Aleyhissalatu Vesselam:

– Aileni, sen yokken kollayacak birini buldun mu, diye sorar. Genç, geride kalanların küçük çocuklar olduğunu, kollayacak birini de bilmediğini söyleyince, Resûlullah:

– Onlara dön, en iyi cihat onlara bakmaktır!, buyurur.

Bir başka sefer de, Resûlullah, bakıma muhtaç anne ve babası olan bir genci askere kabul etmeyip: “Git onlara hizmet suretiyle cihat et.” diye emretmiştir.

Son olarak belirtmek gerekir ki, 1917’de Rusya’da iktidara geçen komünistler; aileyi burjuva sisteminden kalma, yok edilmesi gereken bir müessese olarak değerlendirerek, uzun yıllar aileyi yıkıcı uygulamalardan sonra yanlışlığı anlayarak “… çocuklara ilk terbiyeyi vermek için ailenin çocuk yuvası, ana okulu, çocuk bahçesi veya herhangi bir devlet müessesinden daha elverişli olduğu hâkim fikriyle, komünist uygulamalardan vazgeçip, 1938’lerde tekrar eski kapitalist aile sistemine dönerler ve aileyi koruyucu tedbirler alırlar.” Bu tarihî vak’a da, çocuğun sağlıklı yetişmesinde, aile ortamının ne kadar lüzumlu olduğunu göstermektedir.

1 thought on “Çocuğun En İyi Terbiye Ortamı Ailedir”

  1. eğitim ailede başlar, okulda devam eder. ama eğitimi ailede başlamayan çocuklar ne yazık ki hayata 1 – 0 yenik başlıyorlar..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir